Zıvanadan çıkanların kurtulmaya çalışıp, uzak diyarlarda tutunmak için sürüm sürüm sürünüp te bumerang ve elastike karışımı bir halde kaçtıkları noktaya bir hayal mesafesinde geri dönmüş halleri gibidir hayatım. Doğduğumda benimle başlamadı bu duygular tabii ki, aldığım ilk öpücüğün şaşkınlığını ne zaman attım üzerimden, işte günden sonra oluşuverdi şizofren hayallerim. Ben değil, düşüncelerim yada yaptıklarım hiç değil, yalnızca hayattan beklentilerimdi hasta olan. Görünen ben normal hayattaydı. Kimsenin anlamadığı tarafımsa zamanını kolluyordu. Birgün onu karşıma asla çıkarmayacak olan kötü kaderimin zayıf, hassas anını bulup görecektim onu. Belki o an bitecekti dertlerim, belki onunla beraber kendimi de düşleyecektim
gerçek hayatı yaşamadan yada belli mi olur bu sefer de gerçeği özleyecektim. Zor bir seçim, tek kelime edemeden çığlık çığlığa acı çekmek, kimselere göstermeden acıları mutluluk gibi gösterip yaşamak. Bu bir meziyet değil,
hastalık.. Birçoğumuzun yaşadığı bir dert.... Yaşamaya kıyamadığımız çekindiğimiz hassas anlardan utanıp çekinip saklamak...
Düşlerine üç nokta koyup hayata devam eden herkeslere...
biriyle fena
halde konuşmaya ihtiyacım var
biriyle fena halde dertleşmeye
evimde ne sıcak bir tabak yemeğim var
ne de televizyonun sesinden başka ses
ama içimde bi' yerlerde sabır taşı gizli sanki
doğduğum günden bugüne orda duruyor
sessiz bir kaya düşün deniz kıyısında yalnız
dalgalara göğüs gerip soğuktan üşüyor...
.٠•● .....I lost my peace of mind ..... ●•٠.
Konu kukumaw tarafından (11-12-2009 Saat 01:02 ) değiştirilmiştir.